Uzaklar-2
18 ara
günler rüzgar hızıyla geçer gider. gülizarın güzelliği günden güne murtaza borsasında prim yapar. gün gelir murtaza gülizarı tenhada kıstırır. ve ona hayatın akışını bozacak bir teklifte bulunur. benimle çay içmeye gelir misin? çok masum bir sorudur bu, altında hiç bir kötü niyet yatmamaktadır. sadece oturup çay içmek ve bir iki kelam etmektir niyeti. gülizar daha önce böyle bir teklif almadığından yüzü kızararakta olsa olur dedi. parkın dereyi gören masalarından birine oturdular ve 2 çay söylediler. murtaza lafa nasıl başlayacağını bilemiyordu ama bir yerden başlaması lazımdı. çok güzelsin, güzelliğin beni büyülüyor, seni görünce elim ayağım birbirine dolanıyor, her zaman yanında olmak, varlığını hep hissetmek istiyorum dedi gülizara.







Gündüzden önceki son karartıydı ve ben hala üşüyordum…Bu üşüme öyle bir üşümeydi ki o yaşanmışlıkların kokusunun bulaştığı yorgan bile yeterli değildi yanlızlığımı ısıtmaya.Gündüzden önceki son karartıydı…Odayı aydınlatan tek şey senin belirmeni beklediğim bilgisayarın ekranıydı. O ekranın yanında,hüzünlü dudaklarımın bıraktığı iziyle üç gün öncesinde içtiğim birikintilerin tadı hala bulunan o seramik kupam yerindeydi. Hareketsiz ve soğuk. Ama hala dudak izi üzerindeydi. İçindeki ekşimsi tadı ve üzerindeki çatlağı da…Tıpkı benim gibi…Gündüzden önceki son karartıydı ve ben aydınlığı bekliyordum…