eleman arsivi

Bir Noel Hikayesi

17 ara

Küçüklüğüm boyunca birbirinden heyecanlı, umutların havada uçuştuğu, ağaçların kesilip kesilip evlerde süslendiği noel filmlerini izleyip durdum.  Bu filmlerdeydi noel babalar hediyeleriyle çatılara konan. Bu filmlerdeydi o noel babalar bacadan girip hediyeleri bırakan… Ve ben ki, hiç kar yağmayan, kışın sıcaklığın 20 derecelerde dolaştığı şehirde kavruk bedenli bir evlat olarak noel babanın bizim buralarada ne yapacağını merak edip durdum. Bi kere çatı denen bir olgu yoktu. Bildiğin binaların üzerinde damlar vardı. İkincisi o damlarda baca yoktu. O halde metin güneş enerjileriyle noel baba ne sik yesindi? Tüm bu sorular kafamı kurcalarken otobüs durdu.

[...]

Share on TwitterShare on TumblrSubmit to StumbleUpon

Çarpık bacaklar, zayıf beden ve titrek bir kalp

11 eyl

Gündüzden önceki son karartıydı ve ben hala üşüyordum…Bu üşüme öyle bir üşümeydi ki o yaşanmışlıkların kokusunun bulaştığı yorgan bile yeterli değildi yanlızlığımı ısıtmaya.Gündüzden önceki son karartıydı…Odayı aydınlatan tek şey senin belirmeni beklediğim bilgisayarın ekranıydı. O ekranın yanında,hüzünlü dudaklarımın bıraktığı iziyle üç gün öncesinde içtiğim birikintilerin tadı hala bulunan o seramik kupam yerindeydi. Hareketsiz ve soğuk. Ama hala dudak izi üzerindeydi. İçindeki ekşimsi tadı ve üzerindeki çatlağı da…Tıpkı benim gibi…Gündüzden önceki son karartıydı ve ben aydınlığı bekliyordum…

Otomatik armut yazılarına tanıdık bi insanın tepkisi bu girişi okurken “NOLUOAMINAKOYİM?” şeklinde gelişebilir. Panik yapmayınız sevgili okurlar. Birazdan bu girişin nedenini anlatacağım. Ve gecenin yarısı tanıştığım polisin lisedeki müdür yardımcısıyla ilgili konuşmasının bu konuyla ne alakası olduğunu da… Yine uzun ama bi okusan gerisi kendiliğinden gelir tarzlı bir yazıya daha giriş yapmak üzeresiniz.

[...]

Share on TwitterShare on TumblrSubmit to StumbleUpon

Ondan Sonra Noldu?

24 haz


Heh… Sittin sene kadar önce yarım bıraktığım hikayeme şimdi devam edebileceğim. Sabırsızlıkla uzun süredir bu anı pek beklemediğinizi biliyorum. Ama olsun. Sonuçta siteye yazacak birşeyeler eklenmeli dimi?

Eğer önceden okumuş olanlar varsa, ilkokulda diğer devrenin sınıf mevcuduna saç bıyık vs. çizdiğimden bahsetmiştim. Yine bahsettiğim gibi, o günün ertesi okula geldiğimde başıma geleceklerden habersizdim.

[...]

Share on TwitterShare on TumblrSubmit to StumbleUpon

Harb-ül Ulduz

22 haz

Bu da böyle oldu işte… Ne biliim… Daha büyük boyut için görselin üzerinde zıplıyorsun.

Bu güzide eserin posteri şurda satış aşamasında!

http://shop.bobiler.org/urun.asp?id=12&c=n

Share on TwitterShare on TumblrSubmit to StumbleUpon

Niye?

21 nis


Yaklaşık her 3 ayda 1 yazı eklediğimiz ve geçtiğimiz aylarda 1. yılını kutladığımız otomatik armuttan selamlarımı sunuyorum. İnanabiliyor musunuz 1 sene oldu… Yemini suyunu vermediğin mal gibi büyüttüğün evladın büyür de sevinirsin ya aynen öyle bizimkisi de. Ve hani ordudan yoklama geldiğinde oğlunun büyüdüğünü anlarsın ya, aynen biz de sitenin senelik ücret bildirimi geldiğinde anladık 1 sene geçtiğini. Neyse sevgili sayılı okurlar asıl anlatacağım mesele bu değil. Asıl anlatacağım olay KÜTAHYA… Emin olun size sıradan bir şeyden bahsetmiyorum. Sebebini anlayacaksınız…

[...]

Share on TwitterShare on TumblrSubmit to StumbleUpon