eleman arsivi

Dönmek – O Tabak Bitti

14 eyl

İşte o tabak bittiğinde ben gitmeye başlamıştım. Milyon gitmelerden milyonda birine. Bu gidiş, hiç dönülmeyecek olan milyonlarcasından biriydi ve milyonlarca gidişin bir tanesi bile gerçekten gitmekle sonuçlanmamıştı.

Hepsinden de kötüsü, o kadar gidiyorum demiştim ki, bir allahın kulu da karşıma dikilip “ulan nerdesin ki nereye gidiyorsun” dememişti.

[...]

Share on TwitterShare on TumblrSubmit to StumbleUpon

Ben De Film Öneriyorum (+18)

24 haz

Baştan belirtmekte fayda var, ben bir Atilla Dorsay, filmlerden anlayan bir ekşi sözlük eleştirmeni, bir Nazlı Ilıcak (?) değilim. O yüzden “böyle film kritiği mi olur” diyen olursa terlikle vururum.

Hiç komikliklere şakalara falan bulaşmadan ilk film ile başlıyorum:

American Beauty:

Ülkemizin Gaziantep yöresinde “American Beaut” diye de bilinden bu eserimizde, inceden sübyancı ve su katılmamış bir godoş olan Rasim’in kendi ölümünü anlatmasıyla olaya başlıyoruz. Adeta bir Gerçek Kesit havasında gelişen filmin hikâyesi boyunca esas adamımız, karı kız düşkünü patronunun harcamaları dururken tasarruf bağlamında işten çıkartılmanın eşiğinde olduğundan, karısıyla ve kızıyla yaşadığı sorunlarla baş etmeye çalışıyor.

[...]

Share on TwitterShare on TumblrSubmit to StumbleUpon

Halka Arz Ediyoruz

24 haz

otomatik armut halka arz ediyor. otomatik armut; karı kız kaldırabileceğiniz, arabesk rap şarkılarınızı yayınlayabileceğiniz, siyaset tartışabileceğiniz, fotoğraflarınızı yayınlayabileceğiniz bir site değildir. sonra üye olduktan sonra “vay efendim kimse vermedi, oy efendim ben çok iyi rapperim” gibi serzenişlerde bulunanları sopayla dövüyoruz. fazla bir talep beklemiyoruz, 3-5 kişi olsa yeter. hepimiz yazmayı, okumayı, çizmeyi seven aklı başında insanlarız. elitist dertlerimiz yok, gündeme ne yakın ne de uzağız. aramızda olman için sadece yazmayı, okumayı, çizmeyi; bunlardan en az birini seviyor olman yeterli.

yazdığınız, çizdiğiniz şeyler önce onay bekleyecek. sonra sizi benimseyip nüfusumuza geçireceğiz. kayıt işlemleri burdan oluyor.

murthy'nin notu: hayır,şiir de yazamazsınız...
Share on TwitterShare on TumblrSubmit to StumbleUpon

Pizza – Çatal – Bıçak Üçgeni (Karizma da dersek yamuk olur)

12 may

Efendim Ankara’dayız. Kız arkadaşım var o zamanlar Ankara’da. Böyle buralardan bunalıp da bir yerlere gitmek istediğim zaman hem kız arkadaşımı görmek, hem bir takım bürokratik işleri çözmek, en çok da Ankara’nın sokaklarında dolaşmak için otogara fırlayıp otobüse atlardım.

Ankara’ya gidip de kız arkadaşımla buluştuğumda genel olarak standart zamanlar geçirirdik. Çimlerde manda gibi uzanır sohbet eder, efendime söyleyeyim gidip bir yerlerde ufak tefek bir şeyler içerdik. Yine bu günlerden birinde kız arkadaşım “hadi sana pizza ısmarlayayım” dedi. Pizza yemeyeli baya bir zaman geçtiğini düşündükten sonra bu teklifi adeta bir Fransız Baronu asaletiyle göğsümü gererek kabul ettim. [...]

Share on TwitterShare on TumblrSubmit to StumbleUpon

Hey Fakirler!

3 may

İçtiğim son sigarayı bir Kütahya Porselen marifeti olan küllüğümde söndürerek, uşağıma “şu küllüğü boşaltır mısın Alberto” diye seslendim, gelip boşalttıktan sonra tekrar getirdi, “teşekkür ederim” diyerek bu kısa sohbeti bitirdim. Alberto, 40-45 yaşlarındaydı. Onu işe alırken aramızdaki farklılıkları göz ardı etmemesini önerdim, yaşım kendisinden bir hayli küçük olduğu halde saygı duymak yerine ona iş yaptırıyordum. İspanyol Çingene ailesi soyundan geliyordu, Türkiye’den önce Fransa’da banliyö evlerinde sefil bir hayat çekerek oradaki Türkler’den öğrendiği kadarıyla Türkiye’de kaçak işçi olarak çalışmanın kolaylıklarını fark etmiş ve yurdumuza gelmişti. [...]

Share on TwitterShare on TumblrSubmit to StumbleUpon