arsiv | duygusallı bu tarz icerikler icin RSS beslemesi

Uzaklar-2

18 ara

günler rüzgar hızıyla geçer gider. gülizarın güzelliği günden güne murtaza borsasında prim yapar. gün gelir murtaza gülizarı tenhada kıstırır. ve ona hayatın akışını bozacak bir teklifte bulunur. benimle çay içmeye gelir misin? çok masum bir sorudur bu, altında hiç bir kötü niyet yatmamaktadır. sadece oturup çay içmek ve bir iki kelam etmektir niyeti. gülizar daha önce böyle bir teklif almadığından yüzü kızararakta olsa olur dedi. parkın dereyi gören masalarından birine oturdular ve 2 çay söylediler. murtaza lafa nasıl başlayacağını bilemiyordu ama bir yerden başlaması lazımdı. çok güzelsin, güzelliğin beni büyülüyor, seni görünce elim ayağım birbirine dolanıyor, her zaman yanında olmak, varlığını hep hissetmek istiyorum dedi gülizara.

[...]

Share on TwitterShare on TumblrSubmit to StumbleUpon

Dönmek – O Tabak Bitti

14 eyl

İşte o tabak bittiğinde ben gitmeye başlamıştım. Milyon gitmelerden milyonda birine. Bu gidiş, hiç dönülmeyecek olan milyonlarcasından biriydi ve milyonlarca gidişin bir tanesi bile gerçekten gitmekle sonuçlanmamıştı.

Hepsinden de kötüsü, o kadar gidiyorum demiştim ki, bir allahın kulu da karşıma dikilip “ulan nerdesin ki nereye gidiyorsun” dememişti.

[...]

Share on TwitterShare on TumblrSubmit to StumbleUpon

Portishead Eşliğinde

5 tem

portishead

sınır sizsiniz…hayatı yaşa…gençliğin ateşini ortaya çıkar…hayata artıla…ve bilmem kaç tane taşşaklı sloganla aklınızı bir şişe kolaya,bir paket cipse,iki tane sikintrak tatil beldesine hapsettiler pembe kürklü hayvanseverlerim.

rock bara gittiğinizde elinize şişe birayı tutuşturduklarında ‘şişeden içen hayatı siklemeyen adam’ modundayım sandınız.olimposta sahilde gece gitar çalarken yanınından geçen kızın gülümsemesini ‘verecek’ diye algıladınız.verenleri de kız sandınız, bu da başka bir yanılgınız…

dünyanın en aykırı gruplarını canlı dinlemek için biletler satın aldınız,sıralara girdiniz,size gösterilen yerlerde çadırlarınızı kurdunuz,fuck system diye bağırdınız,rahatlayıp dışarı çıktığınızda yine konser organizasyonunu düzenleyenlerin tuttuğu otobüslerin kalkması için saatini beklediniz mavi battaniyeli, güzel patili kedilerim.

[...]

Share on TwitterShare on TumblrSubmit to StumbleUpon

Bir Armudun Ölümü

26 mar

İnsan hayatı en haklı mücadeleden, özgürlüğün en büyüğünden, bağımsızlığın en kutsalından, dinin en gerekli maddelerinden bile üstündür. Ömrümü bu değere sahip çıkmakla harcadım. Harcadım ve harcadıkça değerinin azaldığını fark ettim. Bunu fark ettiğimdeyse geriye yapacak tek bir şey kalmıştı, sapımı kopartacaktım.

Böylesine eğlence amaçlayan bir web sayfasında ölümden bahsetmek de nerden çıktı diyebilirsiniz, ancak sizi temin ediyorum ki hayatımın en eğlenceli, en öğretici günlerinden biriydi. [...]

Share on TwitterShare on TumblrSubmit to StumbleUpon

Sandviç Dediğin (duygusallı yazı)

2 mar

Size saksıda büyüdüğümü söylemiştim. Her şeyin en iyisini öğrenmem gerekliliğiyle ilgili çeşitli psikolojik zırvalarla ve yoğun bir aile baskısı altında büyüdüm. Büyüdüğüm zaman ve mekan şartlarını göz önünde bulundurursak bu gerekliydi sanıyorum, aynı şartlar altında bulunan bir ebeveyn olsam ben de aynı şekilde davranabilirdim. Ama o yaşlarda, bu tavır ve davranış aşılayışlarının bugün nasıl bir getirisi olduğunu sorgulamaktan çok, yıllardır götürdüğü şeyleri hesaplamakla geçiyor ömrüm. Tunceli’de inekler ve danalar arasında doğdum, bugün içinde bulunduğum öküzlüğün dışavurumunda doğum olayımın etkisi gayet tabi büyüktür. Diyarbakır, Mersin derken, yüzyıllar öncesinden kalma yörük hayatının yaşayan son temsilcileri olduğumuzu şimdi daha iyi kavrıyorum. [...]

Share on TwitterShare on TumblrSubmit to StumbleUpon