Ondan Sonra Noldu?

24 haz


Heh… Sittin sene kadar önce yarım bıraktığım hikayeme şimdi devam edebileceğim. Sabırsızlıkla uzun süredir bu anı pek beklemediğinizi biliyorum. Ama olsun. Sonuçta siteye yazacak birşeyeler eklenmeli dimi?

Eğer önceden okumuş olanlar varsa, ilkokulda diğer devrenin sınıf mevcuduna saç bıyık vs. çizdiğimden bahsetmiştim. Yine bahsettiğim gibi, o günün ertesi okula geldiğimde başıma geleceklerden habersizdim.

[...]

Share on TwitterShare on TumblrSubmit to StumbleUpon

Harb-ül Ulduz

22 haz

Bu da böyle oldu işte… Ne biliim… Daha büyük boyut için görselin üzerinde zıplıyorsun.

Bu güzide eserin posteri şurda satış aşamasında!

http://shop.bobiler.org/urun.asp?id=12&c=n

Share on TwitterShare on TumblrSubmit to StumbleUpon

Niye?

21 nis


Yaklaşık her 3 ayda 1 yazı eklediğimiz ve geçtiğimiz aylarda 1. yılını kutladığımız otomatik armuttan selamlarımı sunuyorum. İnanabiliyor musunuz 1 sene oldu… Yemini suyunu vermediğin mal gibi büyüttüğün evladın büyür de sevinirsin ya aynen öyle bizimkisi de. Ve hani ordudan yoklama geldiğinde oğlunun büyüdüğünü anlarsın ya, aynen biz de sitenin senelik ücret bildirimi geldiğinde anladık 1 sene geçtiğini. Neyse sevgili sayılı okurlar asıl anlatacağım mesele bu değil. Asıl anlatacağım olay KÜTAHYA… Emin olun size sıradan bir şeyden bahsetmiyorum. Sebebini anlayacaksınız…

[...]

Share on TwitterShare on TumblrSubmit to StumbleUpon

Tamamen mi, bi günlüğüne mi?

24 kasim

Son teknolojiye ayak uydurmayı başarabildiği halde sürekli eskiyi tercih eden bir insan evladı olduğumu her defasında vurgularım. Bu mevzu gerek kitaplarda olsun, gerek filmlerde gerek müzikte,gerekse de fotografide hep aynıdır. Bu yazıda da sayılanların dışında bişeye değinmek istiyorum: ateri oyunları…

[...]

Share on TwitterShare on TumblrSubmit to StumbleUpon

Beni çok iyi bilen çok iyi biliyor…

6 eki

prototip nokta jepege

Olm var ya bakın çok pis bi birikinti oldu, bulunduğum yer itibariyle ağzınıza chuck norris tekmesi atabilme şansı olmadığından buraya yazıom, bakın aha… Şu anki liseli nesil kadar kültür tümörü yaşamış bir nesil yok… He bundan sonra yaşar mı bilemem ama mesele ‘bizim zamanımızda şöyleydi’ olgusunu aştı artık… Zaten yaşım çok da büyük olmadığından “Bizim zamanımızda Üsküdar’a (ya da çarşıya) kravatla çıkılırdı.” gibi yükseklerden uçmadan, gayet gerçekleri gün ışığına çıkararak (Kerim Akbaş stayla) bu olguyu gözler önüne sereceğim. “Hani abi senin yarım kalan bi hikayen vardı? Tamamlamıcak mısın?” diyenleriniz çıkacak. Ben de diyecem ki “Tamam be oğlum yaa… Kaçmıyoruz ya” “E abi okadar zaman geçti ama yani sen de…” diyeceksiniz. Ben de konuyu değiştirir gibi yaparaktan ” Çaylar nerde kaldı la?” diye bi soru tümcesi salacam. “Abi sen çay içmiyosun ki… Hem konuyu neden değiştiriyosun?” diye cevaplıcaksın. Ben de “Siktirme lan şimdi hikayeni… Kaçmıyoruz dedik ya.” şeklinde atar yapçam. Üstüme gelmeyin olm bakın ben sinirli bir adamım zaten… Neyse ne anlatıyodum? Bak anlatıyom ha ona göre…

[...]

Share on TwitterShare on TumblrSubmit to StumbleUpon