Halka Arz Ediyoruz

24 haz

otomatik armut halka arz ediyor. otomatik armut; karı kız kaldırabileceğiniz, arabesk rap şarkılarınızı yayınlayabileceğiniz, siyaset tartışabileceğiniz, fotoğraflarınızı yayınlayabileceğiniz bir site değildir. sonra üye olduktan sonra “vay efendim kimse vermedi, oy efendim ben çok iyi rapperim” gibi serzenişlerde bulunanları sopayla dövüyoruz. fazla bir talep beklemiyoruz, 3-5 kişi olsa yeter. hepimiz yazmayı, okumayı, çizmeyi seven aklı başında insanlarız. elitist dertlerimiz yok, gündeme ne yakın ne de uzağız. aramızda olman için sadece yazmayı, okumayı, çizmeyi; bunlardan en az birini seviyor olman yeterli.

yazdığınız, çizdiğiniz şeyler önce onay bekleyecek. sonra sizi benimseyip nüfusumuza geçireceğiz. kayıt işlemleri burdan oluyor.

murthy'nin notu: hayır,şiir de yazamazsınız...
Share on TwitterShare on TumblrSubmit to StumbleUpon

Müzik Öneriyorum

23 haz

Yüce rappımızın bana verdiği en büyük nimetlerden biri de güzel müzik zevkine sahip olmamdır. Yani bence tabii… Bu yazıda “insanoğlu şudur, budur,toplum şurda şey yapıyo” gibi konulardan daha çok , yandaki arkadaşın kulağına kulaklığı dayayıp “oğlum bu şarkının bası süper, ba ba ba bu müzikte girişe bak, oğlum bu grubun bateristi süper ama avukat tipi var. ” geyiği yapan insan olcam. Beğenirseniz… Klasiklerden daha çok bi yerlerde gizli saklı kalmış veyahutta sadece o tarzı veya kişiyi dinleyenlerin hastası olduğu müzikleri bu güzide yazımda sizlere sunacağım…evet sunuyorum.

[...]

Share on TwitterShare on TumblrSubmit to StumbleUpon

Hayır Ola Hayır Gele

27 may

Dün gece rüyamda Sistina Şapeli’ndeyim tamam mı, çok sevinçliyim,elini sallasan sanata çarpan bi yer düşünün, işte aynen öyle bi ortam… Diyorum ne güzel oldu ya sonunda ölmeden Sistina Şapelini de gördüm. Yanlız sağda solda bi takım hareketlenmeler gözüme çarpıyo. [...]

Share on TwitterShare on TumblrSubmit to StumbleUpon

Pizza – Çatal – Bıçak Üçgeni (Karizma da dersek yamuk olur)

12 may

Efendim Ankara’dayız. Kız arkadaşım var o zamanlar Ankara’da. Böyle buralardan bunalıp da bir yerlere gitmek istediğim zaman hem kız arkadaşımı görmek, hem bir takım bürokratik işleri çözmek, en çok da Ankara’nın sokaklarında dolaşmak için otogara fırlayıp otobüse atlardım.

Ankara’ya gidip de kız arkadaşımla buluştuğumda genel olarak standart zamanlar geçirirdik. Çimlerde manda gibi uzanır sohbet eder, efendime söyleyeyim gidip bir yerlerde ufak tefek bir şeyler içerdik. Yine bu günlerden birinde kız arkadaşım “hadi sana pizza ısmarlayayım” dedi. Pizza yemeyeli baya bir zaman geçtiğini düşündükten sonra bu teklifi adeta bir Fransız Baronu asaletiyle göğsümü gererek kabul ettim. [...]

Share on TwitterShare on TumblrSubmit to StumbleUpon

Hey Fakirler!

3 may

İçtiğim son sigarayı bir Kütahya Porselen marifeti olan küllüğümde söndürerek, uşağıma “şu küllüğü boşaltır mısın Alberto” diye seslendim, gelip boşalttıktan sonra tekrar getirdi, “teşekkür ederim” diyerek bu kısa sohbeti bitirdim. Alberto, 40-45 yaşlarındaydı. Onu işe alırken aramızdaki farklılıkları göz ardı etmemesini önerdim, yaşım kendisinden bir hayli küçük olduğu halde saygı duymak yerine ona iş yaptırıyordum. İspanyol Çingene ailesi soyundan geliyordu, Türkiye’den önce Fransa’da banliyö evlerinde sefil bir hayat çekerek oradaki Türkler’den öğrendiği kadarıyla Türkiye’de kaçak işçi olarak çalışmanın kolaylıklarını fark etmiş ve yurdumuza gelmişti. [...]

Share on TwitterShare on TumblrSubmit to StumbleUpon